Ana Sayfa

| Gezi Güncesi | Çeşitli Bilgiler | Fotoğraflar |Site Haritası | Hakkımızda | İletişim
0212 251 17 63

 

 

       
   

Doğu Karadeniz

Bayram  Doğu Karadeniz...
 
Sonbaharın en güzel renklerine doymak için, iyi bir Doğu Karadeniz gezisi yapmak için; Bayramda mutlu olmak için bu turu öneriyoruz.

490 YTL 4 gün.   [detay...]

 20-23.12.07

 

Erdek-Kuzey Ege

 Güney Marmara Kuzey Ege
 
Homeros'un İlyada'sında Kazdağları'ndan "İda Dağı, bol pınarlı vahşi hayvanlar anası" diye bahsediyor. Doğanın uyanışını Kazdağı'nda izlemek için yola çıkıyoruz. [detay..]

20-23.12.07

 

 Bayram Küre Dağları

 Küre Dağları ve Vadiler...
 Batı Karadeniz'in incileri Küre Milli Parkı ve Batı Karadeniz ormanlarında 3 günlük gezi. Yürüyüş ağırlıklı, macera-keşif gezisi.
495 YTL 4 gün. [detay...]

 19-23.12.07

 

Bayram'da Abant

  Her mevsim gidilesi...
 Kış aylarının favorisi Abant her hafta sonu yeni gezginleri beklemektedir. Kar aktiviteleri, faytonlarıyla, göl manzarasıyla Abant turu. [detay..]

 20.12.2007

 

Bayram'da Sünnet Gölü

 Her mevsim harika bir göl...
 Sünnet gölü 1020m yükseklikte etrafı karaçam ormanlarıyla kaplı geniş panoramik bir görüntüsü olan göldür. Göl manzarası doyum olmaz keyiftedir. [detay...]

 20.12.2007

 

Bayram'da Kartepe

 Orman, yayla, zirve bir arada.
 İzmit Maşukiye'nin hemen üstündeki tepedir. Keltepe olarak ta bilinir. Bölgede bir kayak tesisinin de bulunması cazibesini artırmıştır. [detay...]

 21.12.2007

 

 Bayram'da Abant

  Her mevsim gidilesi...
 Kış aylarının favorisi Abant her hafta sonu yeni gezginleri beklemektedir. Çeşitli aktiviteleri, faytonlarıyla, göl manzarasıyla Abant turu. [detay..]

 21.12.2007

 

Bayram'da Gölcük Gölü

 Orman içi dinlenceli bir gezi.
 Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı olan gölün kışın kar altındaki görüntüsü muhteşemdir. Her mevsim birçok kişi tarafından ziyaret edilmektedir.[detay...]

 22.12.2007

 

 Bayram'da Aytepe

 Bir yürüyüş klasiği...
 Günübirlik yürüyüş klasiğidir. İzmit Yuvacık ilçesi Aytepe sırtlarından başlayan yürüyüş; Yuvacık barajı kıyısına doğru, yokuş aşağı bir parkurdan yürüyerek biter.  [detay...]

  22.12.2007

 

 Resmi Tatillerde Gelecek Programlar

ATLA KAPADOKYA TURU

Volkanik dağların yükseldiği, ortasında Tuz Gölü'nün yer aldığı, derin vadilerle parçalanmış, İç Anadolu platosu Türkiye'nin kalbini oluşturur. Antik çağlardan bu yana farklı sanatları, mimarileri, günümüze kadar ulaşan yaşam tarzlarıyla göçebe kavimler burayı yurt tuttular. Hititler ve Frigyalılar krallıklarını burada kurdular, daha sonra XI. yüzyılda Asya içlerinden gelen Selçuklular Konya'yı parlak başkentleri yaptılar.

Anadolu platosu doğudan ve batıdan, Asya'dan ve Avrupa'dan gelen kavimler için bir döner sahne rolü oynadı. Bu sahnede yazılmış baş döndürücü tarihten geriye Darius, Büyük İskender, Timurlenk gibi isimler kaldı.

Olağandışı Kapadokya Aksaray, Niğde ve Kayseri şehirlerinden oluşan bir üçgen içinde yer alır. Volkanik küllerden oluşmuş, erozyonla parçalanmış, soğumuş lav sütunlarıyla, sipsivri kayalarla, taş toprak karışımı doğal kulelerle süslenmiş, bu uçsuz bucaksız ova, dik duvarlı, çarpıcı kanyonlarla yarılmıştır. Bu lav örtüsü ilk Hıristiyanlarca, kiliselere, manastırlara, evlere ve yeraltı şehirlerine açılan kocaman girişlerle oyulmuş, geniş yeraltı yerleşim merkezlerine dönüşmüştür.

 

At, ünlü süvarilerin nal vurduğu yollarda böylesi alışılmadık bir manzara içinde yapılacak geziye apayrı bir boyut kazandırır, görüş açısını değiştirir.

 

GÖLLER BÖLGESİ - SULTAN DAĞI TREKKİNG

Orta Anadolu'da, göller bölgesinin, her mevsimde ayrı bir çekiciliği vardır. Bu verimli topraklar Sultan Dağlarının (2400m.) eriyen karlarıyla beslenen' yeraltı suları ve artezyen kuyuları ile sulanmaktadır. Akdeniz bölgesinin ılıman etkisiyle yumuşayan karasal iklim bölgede şeker pancarı,haşhaş(pavot) gibi endüstri bitkilerinin, kiraz, şeftali, kaysı, elma gibi meyve ağaçlarının, buğday, arpa gibi tahıllar ve domates, biber, patlıcan gibi her türlü sebzenin üretimine izin verir. Böylece ürünlerin olgunlaşması ve hasat'ını izleyerek manzara haftadan haftaya renk değiştirir. Yöre halkıyla karşılaşma günlük yaşamın gerektirdiği çalışmalar ve hala eski yöntemlerin kullanıldığı işler çevresinde olacak.

Birçok göçebe Yörük aşireti yüksek yaylalara kara çadırlarıyla yerleşerek çok eskilerden gelen gelenek ve göreneklerini yaşatmaya çalışmaktadır.

Afyon, Akşehir ve Eğridir tarıma dayalı, çevre köylerden gelenlerin taze ürünlerini, halı kilim gibi el sanatı örneklerinin sergilediği önemli birer değiş tokuş ve yerleşim merkezidirler. Henüz turizmi tanımamış bu renkli kırlarda ve dağlardaki yürüyüşlerden sonra Pamukkale ve Efes ziyaretleri Ülkemizin daha klasik ve bilinen bir yanını gösterecektir.

 

LİKYA YOLU "Akdağ ve Olympos Sıradağlarından"

Antik "Likya'da, Akdeniz bölgesinde, doğada yürüyüş ve deniz keyfini hoşça birleştiren bu program Termessos, Xantos, Letôon, Pınara, Patara, Kekova, Myra gibi dünyanın bilinen ilk demokrasisi "Likya Konfederasyonu"na bağlı eski sitelerin ziyaretleriyle renklenmiştir.

Akdağ ve Olympos sıradağlarında çam ve sedir kokulu ormanlardan, yüksek yaylalardan, görkemli kanyonlardan geçecek, henüz modernizm'in dokunamadığı kara çadırlı göçebelerle karşılaşacağız. Pembe zakkumlarla süslü Akdeniz kıyılarında saydam mavi suların okşadığı göz kamaştırıcı plajları, batık şehirleri, sulara gömülü antik mezarları, bin çeşit çiçeğin süslediği dağları keşfedeceğiz.

 

BOZBURUN'DA TREKKİNG VE MAVİ YOLCULUK

Akdeniz'in mavi kıyılarındaki Antalya, Kuyucak dağlarında yapılacak bir gezinin başlangıç noktasıdır. Olukköprü kanyonu üzerindeki M8. II. yüzyıldan kalma zarif bir Roma köprüsünü geçerek yukarı doğru kıvrılarak çıkan toprak yol bizi Zerk köyüne (Antik Selge) ulaştırıyor.

M8. 200 yıllarında 20.000 kişilik bir orduya sahip olan şehrin kalıntıları arasından başlayan yürüyüşümüze hoş kokulu çam ormanlarının gölgesinde, koyun sürülerinin çan sesleri eşliğinde bize tüm heybetiyle yukarıdan bakan Bozburun (2150 m.) zirvesine doğru devam ediyoruz. Beş günlük gezimiz bütün ihtişamıyla ayaklarımızın altında kıvrılarak akan Köprüçay Kanyonuna inerek son buluyor.

Aspendos'un kısa bir ziyaretinden sonra Antalya körfezinin batısından bir haftalık mavi yolculuğumuz başlıyor. Deniz, güneş, tarih ve doğanın iç içe olduğu Akdeniz kıyılarını izleyerek Marmaris'te deniz yolculuğumuz son buluyor. 

 

KÖPRÜLÜ KANYON'DA RAFTİNG VE BOZBURUN

Köprülü Kanyon Milli Parkı yürüyüş yapacağımız yer ve bu milli parkı boydan boya geçen Köprüçay ırmağı da rafting yaparak botumuzla ineceğimiz ırmaktır. Güzel koyu "Mavi Yolculukların hareket noktası, Türkiye'nin en güzel şehirlerinden Antalya'nın kuzey doğusundayız. Kalabalık merkezlerden uzakta, sizleri, Bozburun dağlarını keşfe, Köprüçay ırmağını raftla inerek gerçek bir serüven yaşamaya davet ediyoruz. Gezimiz antik Zerk (Perge) şehrinden başlıyor.

Köprüçay ırmağı kaynağını Batı Toroslar'dan, 2150 metre yükseklikteki Dedegöl dağlarından alır. 185 kilometre uzunluğundadır ve kalker yapısı sayesinde sahip olduğu yer altı suyu kaynaklarıyla beslendiğinden her mevsimde bol suyu vardır. Kanyonun Olukköprü bölümünde yerden 50 - 60 metre yükseklikteki kaya duvarlarından serin sular fışkırır. ırmak daha sonra sedir ve çam ormanları içinde Aspendos'a kadar yoluna devam eder ve daha sonra Akdeniz'e dökülür.

 

ÇORUH'TA RAFTİNG

Türkiye'nin kuzey doğu ucunda, eski Sovyetler Birliği'ne bağlı Gürcistan sınırı yakınında, Çoruh nehri 400 kilometrelik bir yol kat ettikten sonra Karadeniz'e dökülür. Orada gerçek bir "Rafting Expedition"u için bütün koşullar birleşmiştir. Nehrin uzunluğu, henüz dokunulmamış vahşi bir doğa, uluslararası kriterlerdeki geçiş noktaları (rapides) ve en önemlisi sahip olduğu akış hızı ve debisidir.

Uzunluğunun yarısından fazla bir bölümü de Çoruh 1000 metre irtifa kaybeder. Harika güzellikte bir kanyonun içinde, Kaçkar dağlarının 3900 metreyi aşan ulu zirveleri arasında Asya kıtasının en önemli, en büyük bir kaç teknik geçiş noktasına ve çavlanına (rapides) sahiptir.

Geniş havzası ve düzenli yağışlarla ıslanan, hiç erimeyen karları ve buzulları ile en "sportif" bölümündeki debisi haziran ayında 500 m3/s' ye ulaşır ve yazın en sıcak günlerinde bile 100 m3/s'nin altına inmez.

Nehri ilk kez raft yapmaya açan ve rafting'in baş ustası Amerikalılar Çoruh'u dünyanın ilk on nehri (Top­Ten) sınıfına koymuşlardır.

Colorado Büyük Kanyonundakilere benzerliğinden dolayı, bazı çavlanlara "Lava-Falls", "Lava-East", "King-Kong" gibi isimler verilmiştir. Tabiî ki bütün bunlara rağmen yeterli büyüklükte bir raft üzerinde olduğumuzdan nehir kesinlikle hiç bir tehlike arz etmemektedir. Colorado'da olduğu gibi, hiç bir tuzakla karşılaşmadan, güven içinde ve heyecanla, ruloları ve "Rus Dağı" şeklindeki dalgaları birer birer aşacağız. Özellikle kışın fazlasıyla yağan kar sayesinde dünyadan yalıtılan Çoruh vadisi bugün bile hala modern dünya tarafından dokunulmamıştır. Birbirine kavisli toprak yollarla bağlı bir kaç tane köy, çok eskilerden gelen bir kır yaşamından, atalarından kalma artık başka hiç bir yerde geçerliliği kalmamış tarım tekniklerinden örnekler sunacak. Her gün vereceğimiz dinlenme aralarında Selçuklulardan kalma kaleler ve kontrol kuleleri, başka bir çağdan kalma konutlar, asma köprüler, nehrin iki yakası arasına gerilmiş halatlarla geçişi sağlayan "teraziler" gibi günlük yaşamdan alışılmadık örnekler göreceksiniz. Atları üzerinden el sallayan köylüler, nehir kenarı çeltiklerinde çalışan kadınlar, köprü üzerlerinde heyecanla biriken çocuklar, seyircilerimiz olacak.

 

Bilgi almak için lütfen mail adresinizi giriniz.

 

 

 
 
Ana Sayfa

|

Gezi Güncesi

|

Çeşitli Bilgiler

|

  Fotoğraflar

|

  Site Haritası

|

Hakkımızda

|

İletişim
 

 

 

 

Yeniçarşı Cad. 36/4  Beyoğlu-İstanbul Kroki

Tel:(0212) 251 17 63 - 251 98 64 Fax: 249 80 07

Gsm: 0535 5468636-0505 4970577

Email: bilgi@tamzaratur.com