0212 251 17 63
www.tamzaratur.com
         
 Doğu Karadeniz Turu

Karadeniz deyince akla farklı bir coğrafya geliyor. Oysa Karadeniz’in farkı sadece coğrafi özelliklerinden değil. Ayrıcalıklı doğal yapısı bir yana, binlerce yıldır çeşitli kültürlere kucak açmış bu bölgede yaşayan yöre insanının "coğrafyası" da bölgenin kendisi gibi renkli, sürprizlerle dolu.

 

Karadeniz farklı bir kültür; doğasıyla, mimarisiyle, insanıyla, deniziyle tüm ülke coğrafyasından içerisinde renkli bir yaşama ev sahipliği yapıyor. İnsan yaşadıkça  

seviyor bu memleketi; dimdik yamaçlarda çay toplayan, deli denizinden ekmek çıkartan, binlerce metre yükseklikte yaylacılık yapan çalışkan Karadeniz insanının burada olmasının sebebi de bu işte.

Turun amacı :

Doğu Karadeniz bölgesini tarih, kültür ve doğa açısından en iyi şekilde tanıtmak amacındayız. Sadece bizim tarafımızdan yapılmakta olan bu gezi programında, Doğu Karadeniz’in en önemli illerini dolaşacağız. Binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapmakta olan Trabzon, yeraltı kaynakları ve tarihi arka planı unutulan ama çok güzel bir coğrafyada bulunan Gümüşhane, yeşilin her tonunu barındıran Rize, doğası, tarihi ve insanıyla çok az tanınan Artvin detaylı bir şekilde gezilecektir.

 
 PROGRAM

1.Gün:

Havaalanında grubu karşılıyoruz. Sırasıyla şehir gezisi: Ayasofya Kilisesi, Atatürk Köşkü, gezdikten sonra Akçaabat, Sera Gölü, gezisi yapıyoruz. Akçaabat'taki öğle yemeğimiz sonrasında Sümela manastırı gezisi yapıp otele yerleşiyoruz.
2.Gün: Vazelon Manastırı, İmera Manastırı, Karaca Mağarası, Gümüşhane Süleymaniye mahallesi,  Zigana Yaylası gezilerini yapıyoruz.
3.Gün: Kastel Konağı, Uzungöl, Rize şehir gezisi ve Çağlayan konakları, Sarp sınır kapısı gezilerini yapıyoruz.
4.Gün: Borçka, Karagöl'ü ziyaret ediyoruz. Karagöl kıyısında öğle yemeği. Maçahel'e inip çevre gezisi yapıp pansiyonumuza yerleşiyoruz.
5.Gün: Maçahel'de Maral şelalesi gezisi yapıyoruz. Ayder yaylasına transfer olup pansiyonumuza yerleşiyoruz.
6.Gün: Kavron Yaylası, Cengovit Gölleri, Karadeniz Gölü, Çaymakçur Yaylası, Galer Düzü gezileri.
7.Gün: Çamlıhemşin Konaklar Mahallesi, Zilkale, Palovit Şelalesi gezilerini yapıyoruz.
8.Gün: Sabah Trabzon havaalanına grubu transfer edip yolcu ediyoruz.
 

Ayrıntılı Tur Programı

1.Gün Cumartesi: Trabzon Havaalanı’nda Saat 09.00'da sabah uçağıyla gelen grubu karşılıyoruz. Otobüsle gelen katılımcıları 09.30'da Otogardan karşılayıp bir hafta sürecek Doğu Karadeniz gezimize başlıyoruz. Kent merkezine geçip şehir gezisi yapıyoruz. İlk durağımız Ayasofya Kilisesi. Kilise şehrin sahil kesiminde, merkeze iki kilometre uzaklıkta bir set üzerine kurulmuştur. Trabzon İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Kommenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir. Kuzeydeki dört sütunlu ve üç apsisli şapel yapıdan daha eskidir. Yapının yirmi beş metre batısındaki çan kulesi 1427 yılında yapılmıştır. Ayasofya kilisesi bölgenin son Bizans devri yapılarının arasında en önemlilerindendir. Yüzyıllar boyu şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların dikkatini çekmiştir. 1958-1962 yılları arasında restore edilerek 1964 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.

İkinci durağımız Soğuksu semtindeki Atatürk Köşkü’ne çıkıyoruz. 1903 yılında bölgede bulunan Rum armatör tarafından Avrupa mimarisiyle yaptırılmıştır. 1924 yılında Atatürk’ün Trabzon’a ziyareti sırasında kendisine hediye edilmiştir. 1930 ve 1937 yıllarında bu köşkte ağırlanmıştır. Dersim isyanını bastırma planını burada kaldığı süre içerisinde yapmış ve yönetmiştir. Vasiyetinin bir bölümü burada yazmıştır. Öğle yemeği için Akçaabat’a geçip meşhur Akçaabat köftesi yiyoruz. Yemekten sonra Sera Gölü kıyısına gidiyoruz ve göl çevresinde kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Maçka Altındere Vadisi’ne gidip Sümela Manastırı gezisi yapıyoruz.

Sümela Manastırı’nın ilk oluşumu 4. yüzyıla kadar indirgense de, bugün ayakta olan kalıntılar en erken 13-14. yüzyıllara aittir. Manastır 406 yılında, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde dağ gövdesinin içine oyularak yapılan gizli bir manastırdı. Manastırın yerini iki rahip rüyalarında görerek bulmuşlar. Bizans imparatoru Justinianus döneminde bazı ekler yapılmış. VI. yy.da yeniden yapılan manastır, 1360’da tekrar bir tamirat gördü. Rum Pontus Kralı III. Alexis’in yaptırdığı bugünkü bina, aynı zamanda taç giydiği binadır. Manastır topluluğu; ana kaya kilisesi, iki şapel, ayazma, hizmet birimleri, keşiş ve öğrenci odaları ile misafirhaneden oluşur. İki katı teras olmak üzere altı katlı olan manastırın 72 odası vardı. Her katta sekizer oda İncil’den alınan konuların işlendiği fresklerle kaplıdır. Fresklerin çok azı günümüze ulaşabilmiştir. En dıştaki balkonlu kısım ise Osmanlı döneminde 19. yüzyıl ortalarına tarihlenir, özellikle iç mekan kurguları Türk mimarisi esas alınarak yapılmıştır. Manastıra vadideki dereden su getiren kemerler dış cepheden görülebilir. Binanın arkasındaki bahçede bulunan havuzlu çeşmenin suyu kutsal sayılmaktadır. 1923 yılında boşaltılıp terk edilmiştir. Daha sonra geçirdiği yangın, doğa koşullarının etkileri ve çeşitli yağmalar sonucu kısa sürede harabe haline gelmiştir. 1972 yılında ören yeri olarak ziyarete açılan yapıda,restorasyon çalışmaları halen devam etmektedir. Maçka'ya dönüp Coşandere Oteline yerleşiyoruz. Otelimiz şehir merkezinden uzakta, gürültüden uzak dört katlı, ahşap, iki kişilik lüks odalara sahiptir.

 

2.Gün Pazar: Kahvaltı sonrası saat 09.00 dolaylarında Maçka'nın en güzel vadilerinden birine doğru  yöneleceğiz. Trabzon'daki manastır sistemlerinden biri olan Vazelon manastırı gezisi yapacağız. Kiremitli köyü sınırlarında çok güzel bir vadi ve dağ yamacında. Göknar ve Kayın ağaçları arasında bir manastırdır. Stabilize toprak yoldan ve patikadan yarım saatlik bir yürüyüşle Manastır yanına ulaşırız. Adının eteklerinde olduğu "Zobulon Dağından" aldığı söylenmektedir. Manastırın kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar M.S. 270-317 yılları arasında olabileceğini söylemektedirler. İmparator Justinianus tarafından 565 yılında onarılan manastır, zamanımıza kadar birçok kez tamirat ve tadilat görmüştür. Fakat üzülerek söylemek gerekirse 1923 tarihinde terk edildikten sonra tamamen yok sayılmıştır. Sumela Manastırı’nın, yöredeki en zengin manastır olan Vazelon Manastırı’nın gelirleri ile yaptırıldığı söylenir. Manastır yapılarının içinde bulunan üç nefli kilisenin kuzey dış duvarlarında yer alan cennet, cehennem ve son hüküm tasvirlerinin konu edindiği freskler, onca tahribata karşı canlılık ve güzelliklerini halen korumaktadır. Manastırda hiçbir koruma veya onarım çalışmasının olmaması üzüntü verici bir durum. Manastır gezisi sonrasında Zigana Geçidine doğru yola çıkıyoruz. Karadeniz'in Güney sınırlarına Zigana geçidinden geçmiş oluyoruz. Gorom vadisine yönelip İmara manastırı gezisi yapıyoruz. Gorom Vadisi müstakil bir Rum sığınağı olarak kullanıldığı ve bunun yanında 17. ve 18. yüzyıllarda nüfusunun arttığı biliniyor.  19. yüzyılda yörede derebeyi egemenliğinin olduğu bir dönemde Gorom Vadisi'nin, doğal konumu ile bağımsız ve korunaklı bir sığınak olarak Hıristiyan toplumunun varlığını sürdürmesinde etkili oldu. Gorom Vadisi'nde tarım ve hayvancılığın yanı sıra, çevrede var olan kurşun ve demir gibi maden ocaklarının da işletildiği, hatta demirciliğin önemli bir meslek kolu olduğu bilinmektedir.

İmera Manastırı 19.yy başına kadar kullanılan önemli bir Rum manastırıdır. Halen ayakta olan yapı Kubbe mimarisiyle de çok ilgi çekicidir.  İmera Manastırı ve Olucak Köyü gezisi sonrası Gümüşhane’deki Karaca Mağarası’na doğru yol alıyoruz. Mağara Sarkıt ve dikitlerdeki uzun çubuk şekli, yaprak şekli, mum şekli, yelpaze şekli, fil kulağı şekli büyüleyici bir görüntü sunmaktadır. Büyük boyutlu sütunlar ise ağaç gövdesi görünümündedir. Org desenli duvarlar, mağara çiçekleri, akma izleri, küçük dikitler ardı sıra dizilmiş ,sıralanmış askerler gibi mağaraya ayrı bir görüntü katarlar. Bu güzel doğa eserinin sunduğu görüntüler benzer mağaralar arasında en emsalsizlerinden bir tanesidir. Tabi oluşum yaşı itibariyle de ilgi çekici ve düşündürücüdür. Karaca Mağarasını inceledikten sonra Gümüşhane kent merkezine doğru yola çıkıyoruz. Gümüşhane'de eski Gümüşhane yerleşimini görebileceğimiz Süleymaniye Mahallesi gezisi yapıyoruz.  Gezi sonrası Zigana Yaylası’na gidiyoruz. Yayla gezisi sonrasında Zigana Geçidi’nden geçip Maçka’daki otele geri dönüyoruz.

 

3.Gün Pazartesi: Doğu Karadeniz gezisine doğuya doğru yol alarak devam ediyoruz. Kahvaltı sonrası otelden ayrılıp Rize'ye doğru yola çıkıyoruz. Yol güzergahı üzerinde ilk olarak Sürmene’deki evlerini tanıtıyoruz. Karadeniz ve özellikle mimarisi hakkında rehberimiz tarafından anlatılan bilgilerle Sürmene evlerini izliyoruz. Bunlardan en önemlisi olan Memişağa (Kastel) Konağı’nı geziyoruz. Sürmene’nin dört kilometre doğusunda bulunan yapının büyük bölümü kesme taştan yapılmış olmasına rağmen ahşap işçiliği ile de ünlüdür. Yapılış tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, 18. yüzyıl sonlarına doğru yapılmış olduğu sanılmaktadır. Uzungöl’e ulaşıp çevre gezisi yapıyoruz. Gezi sonrası Rize’ye hareket ediyoruz. Haldizen deresinin önüne toprak kaymasıyla set oluşturup göl haline gelen bölge günümüzde cazip bir turizm merkezi olmuştur. Doğal ortamıyla güzel bir görüntü sunmasından dolayı önemli bir yerdir. Son yıllarda hem yerel yönetimin yanlış uygulamaları hem de hızlı gelişen turizm aktiviteleri çevreyi bozmaya ve kirletmeye başlamıştır. Alınması gereken önlemler burada yazmak zor fakat bu günkü gezide siz katılımcılarımızla bunları uzun konuşma şansımız olacaktır.  Gezi sonrası Rize’ye hareket ediyoruz. Öğle yemeğimizi deniz kenarında Karadeniz balık menüsü seçeneği ile Restorant'ta yiyoruz. Rize’de Rize Kalesi yada Ziraat Bahçesi'ni ziyaret edip buradan Pazar-Fındıklı güzergahını takip ederek Çağlayan Köyüne ulaşıyoruz. Halen büyük bir bölümünün içinde, yaşamın devam ettiği konakları, beğeniyle gezeceğinizi düşünüyoruz. Çağlayan Köyü ve Aslandere Köyü’nde yoğun olarak bulunan konakların her biri döneminin ince zevklerini  sergilemektedir. Akşam Ardeşen ilçesinde Fırtına Deresi kıyısında bulunan üç yıldızlı Green Ayder otelinde konaklıyoruz.

 

4.Gün Salı: Otelden ayrılıp Sarp sınır kapısına doğru yola çıkıyoruz. Adı gibi sarp bir coğrafyada kurulu olan sınır kapısını ve Gürcü satıcıların pazarlarını geziyoruz. İsteyen kalımcılar olur ise köy içerisinde kısa bir gezinti yapıyoruz. Eğer isterseniz özel uğraşlarla Gürcü şarabı satın alıyoruz. Bizleri uğraştırsa da Gürcü şarabının lezzeti ve ününe değiyor. Ardından Hopa Cankurtaran geçidine yöneliyoruz. Doğu Karadeniz'in iç kısmında olan Borçka ilçesi üzerinden Karagöl'e uğruyoruz. Karagöl, bugünkü Klaskur Yaylası’nın yakınında bulunan bir tepenin heyelan sonucu Klaskur Deresi’nin önünü kapanmasıyla oluşmuş bir göldür. Zengin orman örtüsüne sahip bölge, gölün görüntüsünün güzelliğiyle de büyüleyicidir. Orman Bakanlığına ait bir de dinlenme tesisi bulunmaktadır. Göl kıyısında kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Öğle yemeğimizi göl kıyısında yedikten sonra Maçahel Vadisine yol alıyoruz. Bu akşam Maçahel vadisinde Efeler köyünde konaklayacağız. Maçahel; orman ve yaylalarındaki endemik flora zenginliği, anıt ağaçları, derelerinde bolca bulunan kırmızı benekli balıkları, saf Kafkas arısıyla üretilen kara kovan balı gibi çeşitli özellikleri bulunan yöre, doğal yaşama tutkun herkesin ilgisini çekmektedir. Maçahel Havzası’nın bir bölümü 2005 yılında “Biyosfer rezervi” ilan edilmiştir. Ayrıca Karçal Dağları önemli bitki alanı'nın büyük bir kısmını oluşturan Camilli havzası, Avrupa ve Orta Asya'yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı ormanları ve çeşitliliği barındırmaktadır. Dünyada üç önemli arı ırkından biri olan Kafkas Arı ırkının bozulmadan korunduğu tek yer olduğu için Gen koruma alanı ilan edilmiştir. Akşama konaklayacağımız Pansiyon tüm bu güzelliklere hakim tepelerden biri olan Efeler köyünde olacaktır. Pansiyon yöresel mimari yöntemleriyle yapılmış ahşap şirin bir yapıdır. Odalar grup konaklamasına göre bulunmaktadır. Bazı odalarda banyo tuvalet yoktur. Banyo tuvalet ortak kullanımlıdır.

 

5.Gün Çarşamba: Bugün Maçahel vadisinde bulunan en önemli ve en güzel şelaleye bir gezi yapacağız. Önce yaklaşık bir saatlik bir araç yolculuğu yaparak Maral Köyüne ulaşıyoruz. Kısa bir köy gezisi sonrası bir buçuk  saatlik yürüyüşle Maral şelalesine ulaşıyoruz. Şelale yaklaşık 40 metre yükseklikten dökülmekte ve enfes bir görüntü sergilemektedir. İsteyen katılımcılarla şelale altında bulunan dev kazanında yüzüyoruz. Bir saatlik dinlence sonrasında kumanyalarımızı yiyoruz. Daha sonra aracımıza dönüp Ayder yaylasına doğru yola çıkıyoruz. Ayder yaylasında pansiyon'a yerleşip serbest zaman veriyoruz. İsteyenler kaplıcaya girebiliyor. İsteyen katılımcılarla da orman içerisinde keyifli bir yürüyüş yapıyoruz. Pansiyonumuz Ayder Yaylasında geniş manzaralı bir alanda kurulmuş butik otel mantığında, Nişanyanların Küçük Oteller kitabına girmiş olan Serender Pansiyon'dur. İki kişilik odalar, odalarda banyo tuvalet, merkezi ısıtma bulunmaktadır.

 

6.Gün Perşembe: Bugün Doğu Karadeniz'deki en hareketli yayla olan Kavron yaylasına çıkıyoruz. Hem yaylacıların sayısı adına hem de bölgeye gelen turist sayısı bakımından çok zengin olan Kavron Yaylası önemli bir ilgi merkezi olmuştur. Bizler hem yayla gezisi hem de bölgedeki en güzel buzul gölleri olan Çengovit gölleri gezisi yapacağız. Kavron Yaylası’na çıkıp küçük bir çevre gezisi yapıyoruz. İsteyen katılımcılarımızla yaylanın kuzey doğusundan ulaşılan Çengovit Gölleri bölgesine doğru yola çıkıyoruz. Bu çıkış yürüyüşü iki saat kadar sürecektir. Büyük Karedeniz Gölü, Mekerel Gölü ve isimsiz bir gölü geziyoruz. Yaklaşık 3200 metre yükseklikte bulunan bu buzul gölleri (Sirk Gölü)yürüyüşü size keyifli bir deneyim kazandıracaktır. Hava koşulları uygun ise bir yüzme molası veriyoruz. Aman mayonuzu almayı unutmayın. yoksa bazı katılımcılarımız gibi eşyanızla göle girmek durumunda kalırsınız. Göller o kadar cazip ki sanırız kimse bu cazibeye dayanamayacaktır. Yüzme ve dinlenme sonrası Çaymakçur vadisine doğru yönelip hemen aşağıda bir boncuk gibi duran Karadeniz gölünü izliyor ve fotoğraflıyoruz. Tekrar aynı yoldan Kavron yaylasına iniyoruz. Aracımıza binerek Ayder Yaylasındaki Pansiyonumuza dönüyoruz. Akşam yemeği sonrasında enerjimizi toplayıp, yöresel çalgı olan Tulum eşliğinde horona katılıyoruz.

 

7.Gün Cuma: Sabah Çamlıhemşin’e inip Konaklar Mahallesi’ni geziyoruz. Bugüne kadar ki gezimizde birçok özgün yapı görmüş olacaksınız. Fakat bugünkü geziyi kapsayacak Hemşin yapıları, yöredeki karakteristik özelliklerin dışında kendi özel mimari tarzlarıyla da ilginizi cezp edecektir. Önce Konaklar Mahallesi'nin en üst noktasına araçla çıkıyoruz. Burada aracımızdan inerek biraz etrafı izliyoruz. Daha sonra bir patikaya girerek on-beş dakikalık bir yürüyüşle acı bir halde yıkılmaya terkedilmiş konağa geçeceğiz. Konakların çoğunda yaşam devam ettiğinden, içlerine girmemiz biraz sorun olmaktadır. Fakat bu terk edilmiş görünen konağı doyana kadar inceleme şansımız olacak. Yinede buradaki tek sorun biraz tehlikenin var olmasıdır. Bunun için rehberin arkasında ve onun güvenli bulduğu yerlerden dolaşmak gerekmektedir. Zaten rehberiniz konağın her mekanının ve odanın işlevini size ayrıntısıyla anlatacaktır. Daha sonra araç yoluna dönüp daha aşağıda bulunan vadiye bir kartal yuvası gibi bakan büyük bölümü kesme taştan yapılan konağı geziyoruz. Buranın hemen aşağısın da, yamaca uzanmış bir düzlüğün ucunda kurulmuş olan konağa yöneliyoruz; burada yapacağımız gezinin ardından Konaklar Köprüsü’ne doğru bir yürüyüş yapıyoruz; tarihi köprünün üstünden geçerek aracımıza biniyoruz. Zilkale’ye doğru yola çıkıyoruz. Fırtına Vadisinde bulunan sarp yamaçların başladığı noktada tam karşımızda bir ortaçağ şatosunu andıran Zilkale’yle karşılaşacaksınız. Zilkale, Karadeniz gezisinde karşılaşacağınız en ilginç yapılardan biridir. Yeşilliklerin arasında bir başına kalmış olsa da, Zilkale doğanın içinde kaybolmayacak kadar görkemli bir yapıdır. Bölgenin en dikkate değer eserlerinden biridir. Üzerinde kalenin inşa edildiği sarp kaya kütlesi, denizden 750 metre, dere yatağından ise yaklaşık 100 metre yüksektedir. Kale; dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelmektedir. Dış kalenin kapısına kuzey batı yönünde, hatalı onarım sonucu yapılmış beton bir yolla ulaşılır. Kuzeydeki kapının söve taşları sökülmüştür. Bir teras yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılır ve ikinci bir kapı ile kale içerisine girilir.

Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunmaktadır. Bunlar muhafız binası, şapel ve baş-kuledir. Kulenin dört katlı olduğu duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır. İçerisinde ince bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak vardır. Duvarlar üzerinde doğu yönünde kemerli pencereler, diğer taraflarda mazgal delikleri bulunmaktadır. Kulenin üstünün bir teras şeklinde olduğu belirlenmiştir. Duvarlar içerisinde dikey uzanan boru yuvaları bulunmakta; bunlar belki de kapanmış sarnıçlara su akıtıyordu. Kalenin kesin yapılış tarihini belirtecek veriler yoktur. 14.-15. yüzyıllarda Kommenoslara ait olduğu düşünülmektedir.

Daha sonra yine aracımızla yola devam edip Palovit Şelalesi’ni göreceğimiz Palovit Vadisi’nin girişine gidiyoruz. Bu vadi bölgedeki önemli vadilerden biridir. Sarp yamaçları ile bölgedeki en önemli kanyonu barındıran Palovit Vadisi, Şelaleler Vadisi olarak da bilinir. Araçtan ineceğimiz noktadan yaklaşık bir saat yürüyüşle ulaşacağımız şelale, bizi gürültüyle karşılayacaktır. Yaklaşık on beş metreden direk  düşen şelale müthiş bir görüntü sunmaktadır. Gören herkesin beğenisini kazanan şelalenin yarattığı su zerreciklerinin etkisi etrafta da gözlenmektedir. Aynı yoldan aracımıza dönüp Ayder'e araçla dönüyoruz. Karadeniz'de konaklayacağımız son gece ve bu geceye layık, Karadeniz ezgilerinin eşliğinde kendimizi horon ve eğlenceye bırakıyoruz.

 

8.Gün Cumartesi: Bugün turumuzun son günü. Sabah erken saatte Ayder'deki pansiyonumuzdan ayrılıp eşyalarımızı araca yerleştiriyoruz. Trabzon'a hareket edip katılımcıları Trabzon hava alanında yolcu ediyoruz. Katılımcılarımız dönüş organizasyonlarını Cumartesi sabah uçağında yapmaları gerekmektedir.  Akşam uçağını değerlendirmek isteyen katılımcılar Trabzon'da serbest zaman geçirebilirler.

 

  Tur Tarihleri*
 

 

     
     
     
     
     
     
     

*Turumuza en geç 20 gün öncesin de kayıt yaptırıp ücreti yatırmış olmanız gerekmektedir. Uçak (vb.) biletleri, uygun alabilmek için de bu süre önemlidir.

 
  Ücret
  Dahil Olan Hizmetler
-Bütün ara transferler, bütün konaklama, bütün yemekler.
-Özel harcamalarınız haricinde her şey fiyata dahildir.
-7 Gece Tam Pansiyon Konaklama, 7 Kahvaltı, 7 Öğle Kumanyası, 7 Akşam yemeği
-Turda yemekler Cumartesi sabah kahvaltısıyla biter.
  Dahil Olmayan
-Elimizde olmayan nedenlerden dolayı oluşacak, program değişikliklerinden kaynaklanan giderler.
-Şehirler arası ulaşım bedeli. (İstanbul(vb)-Trabzon / Trabzon-İstanbul(vb))
 
  Ulaşım
Bölgeye tavsiye ettiğimiz ulaşım aracı Uçak’tır. Otobüs veya kendi aracınızla da ulaşımı sağlayabilirsiniz.  Tur katılımcıları hava alanında karşılanıp, hava alanından yolcu edilirler.

Her türlü  bilet temininiz tarafımızdan yapılır.

Uçak seferleri:

Cumartesi İstanbul sabah kalkışlı Atlasjet uçağı. Ayrıca Onurair, Flyair, Pegasus ve THY sabah uçakları da kullanılabilinir.

 

Dönüş için:

Cumartesi Tarbzon sabah kalkışlı Atlasjet uçağı. Ayrıca Onurair, Flyair, Pegasus ve THY sabah uçakları da kullanılabilinir.

Otobüs ile ulaşım:

Gidiş ve dönüş otobüs organizasyonu tarafımızdan sağlanabilir. Ulusoy ve benzeri şirket seferleri ile yapılacaktır.

  Konaklama
-Ayder'de ve Maçahel'de Pansiyon, diğer yerlerde otel konaklamalı gerçekleşir. Sırasıyla konaklama yerleri.

2 gece Trabzon Coşandere

1 gece Ardeşen Green Ayder Otel***

1 gece Maçahel Pansiyon

3 gece Ayder Serender Pansiyon'da

 
 
Rehberler 
Rehberlerimiz; sosyal ilişkileri güçlü, Gezi yapılacak bölgeleri araştırmacı bir ruhla inceleyen, sizlerin bölgeye özdeşlik kurmanızı sağlayacak  olan yöreyi çok iyi bilen bölge insanlarıdır.
Yanınızda Gerekenler

Bulunduracağınız malzemeler, olanağınız var ise; bu işler için özel olarak tasarlanmış, her zaman için en iyi malzeme olmasını öneririz.

Küçük bir sırt çantası (Günlük yürüyüşlerde yedek eşyanızı ve kumanyanızı koyacağınız yaklaşık 25 lt. sırt çantası)

Yürüyüş ayakkabısı (Bileğinizi kavrayan, yüksek topuklu olmayan, taban sertliği ve tabanında bol tutamağı bulunan)

Spor ayakkabı (Yürüyüş haricinde Ayder’de giyeceğiniz ve yedek olarak bulunacak az yer kaplayan hafif ayakkabı)  

Yağmurluk (Tercihen panço dediğimiz, geniş ve bol başımızdan geçirip gövdemizi kaplayan aparat)

Sweat-shirt (Uzun kollu polar veya sentetik üst giysi )

T-shirt (Sentetik, teri üzerinde tutmayan )

Pantolon (Sentetik veya polar, erken kuruyan, geniş kesim, iki adet yeterli )

Şort ( Sıcak günler için-yada şort olabilen pantolon )

Mayo ( Buzul göllerine, Karadeniz'e veya kaplıca girmek için)

Fotoğraf makinesi

 Önemli Bilgiler

 

*Turumuz maksimum 15 kişiyle yapılır. Minimum 5 katılımcı sağlanmadığı takdirde tur iptal edilebilir.

*Turumuza en geç 15 gün öncesine kadar kayıt yaptırıp ücreti yatırmış olmanız gerekmektedir. 

*Rezervasyon iptali 15 gün öncesine kadar iade edilir. 15 günden sonra tur fiyatının %30 bir hafta kala tur fiyatının %50 kesinti yapılır. Tura 4 gün kala ücret iade edilmez.

*Rehberler koşullara göre tur programındaki günleri değiştirebilir.

*Tur lideri hava koşulları, sosyal olaylar ve her türlü olumsuzluk karşısında, tur programında değişiklik yapma hakkına sahiptir.

 

 
 
 

 

Yeniçarşı Cad. 36/4  Beyoğlu-İstanbul

Tel:(0212) 251 17 63 - 251 98 64 Fax: 249 80 07

Gsm: 0535 5468636-0505 4970577

Email: bilgi@tamzaratur.com